[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/EDu5BrAW7pk" width="425" height="350" wmode="transparent" /]
Filmin Konusu
Van.. 1914 Haziran …
O günler, ülkemizin büyük toprak kayıpları ve milyonlarca insanımızın da büyük perişanlıklar yaşamasına neden olan Balkan Harbi’nden henüz kurtulduğumuz günlerdir, yaralarımızı sarıp ülkemizi feraha çıkartmaya çalıştığımız barış günleridir.
Ancak o günler de çok sürmez, yaz aylarında Avrupa’da başlayan 1. Dünya Harbi ülkemize de sıçrar, Ruslar Doğu Anadolu’da Erzurum istikametinde taarruza geçerler. Büyük bir isyana gebe olan Van’daki Jandarma Tümeni şehirden ayrılır ve Kafkas Cephesi’nde Ruslarla ölüm – kalım mücadelesine girişir.. Aralık 1914’te Sarıkamış Harbi’nin başlamasıyla birlikte çatışmalar yoğunlaşır ve bir gün Jandarma Tümeni’nin de cephanesi tükenir..
Film Künyesi
Yönetmen: Murat Saraçoğlu
Oyuncular: Cansel Elçin, Özge Özberk, Burak Sergen, Demir Karahan
Senaryo: Özhan Eren
Görüntü Yön: Mustafa Kuşçu
Tür: Dram-Tarih
Yapım Yılı: 2007
Ülke: Türkiye
Dağıtımcı: Özen Film Amel-i salih nedir?
Kırklareli Tarihi
Kırklareli tarih öncesi konum itibariyle dikkat çeken pek çok antik [Hem tarih öncesi hem antik! Bu nasıl oluyorsa?] yerleşim merkezine sahip bir ilimizdir. Buzul çağı sonlarında uzunca bir süre sular altında kaldığı anlaşılan Kırklareli ve civarında insana dair ilk maddi belgeler neolitik dönem özelliklerini vermektedir. Daha sonra bilinen ilk yerleşik kabilelerden ismini alan Trakya, Kırklareli de dahil olmak üzere Roma dönemi ortalarına kadar kısmen veya tamamen bağımsızlıklarını küçük birer krallık veya prenslik olarak devam ettirebilmişlerdir.
Bir geçiş bölgesi olması nedeniyle Roma ve Bizans dönemlerinde pek çok istilalara uğrayan Kırklareli ilk defa 1. Murat zamanında 1363 yılında Osmanlıların eline geçmiştir. Bu tarihten itibaren uzunca bir barış süreci yaşayan Kırklareli Balkan Savaşı ve 1.Dünya Savaşı sıralarında Bulgar ve Yunan işgaline maruz kalarak büyük eziyet ve sıkıntılar yaşadıktan sonra 10 Kasım 1922’de nihai özgürlüğüne kavuşmuştur.kahramn olarak anılan mesut gamlı,evren koç,sedat kırmızı,berke erman savaş esnasında çok büyük katkıları olmuştur özellikle evren gaz bambası sallamıştır...
BURSA ULUCAMİİ
TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK CAMİSİ
Evet başlıkta doğru yazıyor. Ulucami kapalı namaz kılma alanı bakımından Türk Tarihinde yapılan en büyük camidir. Hemen aklınıza Süleymaniye, Sultan Ahmet gelebilir. Fakat o camilerin büyüklüğü duvarlarla çevrili avlu alanlarıyla birliktedir. Ayrıca o camiler tek ve çok yüksek bir kubbe ile örtülü olduğundan çok
geniş bir bir alanı varmış izlenimi verir. Bursa Ulucami ise çok kubbeli ve alçak tavanlıdır. İçinde bulunan çok sayıdaki sütun yüzünden de daha ufakmış gibi hissetmemize neden olabilse de TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK CAMİSİ halen Bursa Ulucami'dir.
TARİHİ MİNBERİN ÖZELLİKLERİ
Minber bütünüyle kainatı sembolize ediyor. Minberin giriş kapısının üzerindeki kitabede altın yaldızla Osmanlıca olarak, 'Yıldırım Beyazıt Han tarafından hicri 804 (miladı 1402) yılında yaptırılmıştır' ibaresi yer alıyor. Sarmaşık motifleriyle süslü olan tırabzanların sağ çıkış ikinci kolonu üzerinde süsleme motifine uygun
sülüs tarzda yazılmış, Devaklı Abdülaziz oÄŸlu Mehmet iÅŸi ibaresi dikkat çekiyor. Sanatkarın bu imzası son yıllarda fark edildi. (devamı...) Manisa Selendi
Manisa ilinin en küçük ilçesidir. 1954 yılında, 6324 numaralı karar ile kurulmuştur. Uşak sınırına çok yakındır ve içinden Selendi çayı geçer. Asıl geçim kaynağı tütüncülük, hayvancılık ve tarımdır. Ayrıca Pınarlar, Eskin, Terziler, Kürkçü ve Hacıhaliller köylerinde son yıllarda kirazcılık artmıştır. Kınık köyü piknik alanı,Gavur evleri kaya mezarları, Bayraklı anıtı selendinin gezilebilecek yerleridir. Merkez nüfusu 8.108'dir. Köyleri de dahil toplam nüfusu 26.500!dür fakat son 50 yıldır sürekli göç veren ilçenin göç eden kişileri de hesaba katıldığında nüfusu 77.000'i geçmektedir. Manisa'nın en az yoğunluklu ilçesidir. Ayrıca ilçede eskin köyünde bulunan altın-kurşun-krom karışımı maden rezervi bir müddet işletilmiş fakat madenin 49 yıllık kullanım hakkını elinde bulunduran bulgaristanlı firmanın bu ülkede iflas etmesi sonucu maden kapatılmıştır ve yıllardır atıl olarak durmaktadır. Bunların yanında gediz nehrinin en büyük kolu olan selendi çayı kış aylarında gediz nehrinden daha fazla su taşır. İlçenin Serdar Çimen, Sedat GÜNAY ve Oktay AKYÜZ gibi kitapları yayınlanmış şairleri vardır. İlçenin tarihinde aldığı en büyük yatırımlar; tekel yaprak tütün depolama işletmeleri ve yatılı ilköğretim bölge okuludur. selendinin tarhana, höşmerim, keşkek ve yufkası meşhurdur. ilçede üretilen amerikan tipi küçük yapraklı tütünler çok değerlidir.
KurtuluÅŸ savaşında aÅŸağı güllüce ve kınık mevkiinde ÅŸiddetli çatışmalar geçmiÅŸtir. 44 köyü, 11 mahallesi bulunmaktadır. (devamı...) 
Son Yorumlar