BLOĞUMUZA HOŞGELDİNİZ MESAJLARINIZI BURAYA BIRAKABİLİRSİNİZ.
Abi adam bir numara ya nerden buluyor böyle şeyleri anlamıyorum... :d CEM YLMZ
[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/voE6ofRF0NI" width="425" height="350" wmode="transparent" /]

KRAL ARTHUR
Kral Arthur, bir soruya doğru cevap verebilirse hayatı
kurtulacak, aksi takdirde ölecektir. Soruya cevap verebilmesi
için 1 sene süresi vardır. Soru aynen söyledir:
KADINLAR NE İSTERLER?
Bu soru tabi ki, dünyanın en zor sorusu. Ancak,
kralın fazla bir tercih şansı yoktur.
Ülkesine geri döner. Türlü alimlere, bilir kişilere danışır
ama soruya tam bir doğru yanıt bulamaz.
Bu sorunun cevabını sadece yaşlı bir cadı bilmektedir.
Artık en son gün gelmiştir ve Arthur mecburen cadıya gider.
Cadı soruya cevap verecektir ancak bir şartı vardır.
Cadı cevap karşılığında Arthur'un yakın arkadaşı,
en iyi ve yakışıklı şövalyesi ile evlenmek istemektedir.
Arthur yıkılır ve bunu kabul edemeyeceğini söyler
ve cadının yanından ayrılır. Şövalye olanları duyar,
krala koşup hiçbir şeyin Arthur'un hayatından daha önemli
olamayacağını söyler. Ve cadıdan cevabı alırlar.
(devamı...)
Mr.FISCHER'IN TÜRKİYE NOTLARI...
Baktım bu iş Cottarelli'yle Kahkonen'le olmayacak, durumu bizzat görmek için Türkiye'ye gitmeye karar verdim. İş arkadaşlarım : "daha gençsin, kıyma kendine" dediler ama yılmadım. Havaalanında beni uğurlamaya gelen herkes hüngür hüngür ağlıyordu. Sanki bir daha görüşmeyecekmişiz gibi.Crazy bunlar crazy...
Nihayet Türkiye'deyim. Uçaktan inip arabaya binene kadar en az 1000 kişiyle öpüştüm. Ben karımla bile bu kadar öpüşmedim. Bu arada havaalanında cüzdanımı çarptılar. Durum sandığımdan da kötü galiba.
Otelime geldim. Odama kat görevlisi olarak gelen kel kafalı adam: "Buradan bir an önce git, yoksa sonun bana benzer"dedi. Meğer bizim Kemal'miş. Elindeki eskimiş yırtık tenis raketinden kuşkulanmıştım zaten. Çocuk dervişti, mecnuna dönmüş. Başını omzuma koyup saatlerce ağladı. Zor sakinleştirdim.
Bu Türkler çok komik adamlar. Çok uçuk esprileri var. Liseli kızları bekaret kontrolüne göndermekten bahsediyorlar. Bitkilere Türk isimleri vermeyi bile düşünüyorlar. Bu arada portakala burada Washington deniyor.
Hala şoktayım. Bekaret kontrolü fikri bir bakana aitmiş. Türk isimli bitkiler de iktidar ortağı bir partinin fikriymiş.Bugün hepsiyle tanıştım. Bana elle kurtyapmayı öğrettiler.
(devamı...)

* Coşkun açtır, Nuri abi tok.
* Coşkun kot giyer, Nuri abi beyaz takım elbise.
* Coşkun kaba kuvvet kullanır, Nuri uyku ilacı.
* Coşkun sevgi barındırmaz, kin kusar, Nuri abi sever belli etmez.
* Coşkun bira içer, Nuri abi viski.
* Coşkun uyuşturucuyu kullanır ve satar, Nuri abi kullanmaz, sattırır.
* Coşkun arkadaşları ile gezer, Nuri abi tek takılır.
* Coşkun traş olmaz, Nuri abi sinek kaydıdır.
* Coşkun Cadillac, Ponciac gibi geniş arabalar kullanır, Nuri abi Mercedes’e biner.
* Coşkun mekan dinlemez, Nuri abi mutlaka yatak odası kullanır.
* Coşkun hedefe her durumda saldırır, Nuri abi hedefi baygınlaştırır.
* Coşkun görevini yaparken kin kusar kuvvet kullanır, Nuri abi dokunuşlarla işini tamamlar.
* Coşkun polis tarafından ilk yakalanır, Nuri abi son.
* Coşkun serseridir, Nuri abi organizasyon ve teknoloji insanıdır.
* Coşkun tecavüz eder ama ispatlayamaz, Nuri abi mutlaka kaset kaydı yapar.
* Coşkun para ve uyuşturucu için babasını satar, Nuri abi onurludur.
* Coşkun emir alır, Nuri abi emir verir.
(devamı...)
Son Yorumlar