
Nasıl ki bir makina, demir, aliminyum ve plastik gibi parçalardan yapılmışsa... Kainat da atomdan yıldızlara kadar canlı ve cansız pek çok parçadan yapılmış büyük bir makinadır. Her parçanın birbiriyle alakası vardır. Arızalanan parçalar atılıp, yerlerine yenileri konulmakta ve milyonlarca seneir bu makina çalıştırılmaktadır. Fizik, kimya, astronami gibi ders kitapları, bu makinaların konularını anlatmaktadır. Bu makinaya tabiat da derler. Elbette kainat makinasını yapan, kuran, ayarlayan ve çalıştıran Allah'tır.

Esasında rüya, devamlı kapısı hayele açı bulunduğu için, görülen şeylerden bir hüküm çıkarmak, bazı meseleleri ona bina etmek ve neticelere varmak hakikate uygun değildir. Bu meselede bütün islam alimleri aynı görüştedir. fakat sadık rüyalar mü'minler için müjdeci, ferahlatıcı ve sevindirici bir mahiyete sahip olduklarında, bu durumda bazı sadık rüyalar, ehli tarafından tabir edildiği zaman bazı gerçeklerin ucunu gösterbilir. Bu sadık (doğru) rüyalar büyük zaalar ve maneviyat ehlince görüldüğünde hakikat yolunu gösteren ışık daha parlak olmaktadır. Yani bazı rüyalar beşarettir ve bu yola bir kısım gaybi gerçeklerle muttali olunabilir. Yeterki bu rüyalar naslara, muhkemata zıd ve muhalif olmasınlar.

Rüya konusunu işaret eden Peygamberimiz (s.a.v.) rüyayı üçe ayırırken şöyle buyurmuşlardır:
''Rüya üç kısımdır: Biri salih rüya olup müjdedir. Diğeri şeytanın verdiği üzüntüdür. Üçüncüsüde kişinin kendi kendisine konuştuğu şeylerdir. Biriniz hoşlanmadığı birşey görürse hemen kalkıp namaz kılmalı, onu kimseye söylememeli.''
Bazı rüya tabirleri:
AĞLAMAK: Rüyada bağırmadan ağladığını görmek, üzüntüden kurtulmaktır. Ağladığı halde gözlerinden yaş çıkmadığını gören ümid ettiği şeyden hüzün duyar.
BULUT: Rüyada başının üstünde bir bulut parçası gören itibarlı, yüksek makam sahibi ve sözü dinlenir bir kişi olur. Üstünden bir bulut geçtiğini gören, sözüne ve ahdine güvenilen birinden menfaat görür.

KARŞI ŞİDDET DE CAİZ
Kocası tarafından dövülen bir kadının aynı şekilde karşılık vermesi konusundaki, Diyanet Dini Bilgiler Hattı’ndan alınan görüş şöyle: “Bu bir tercih meselesidir. Aslolan problemlerin ortaya konularak konuşulmasıdır. Kadının kendini koruması gayet tabii hakkıdır. Kadının şiddet durumunda kendini savunmasına ve bunu bertaraf etmeye hakkı vardır. Kadın, kendisini döven kocasını dövebilir. Bu, meşru müdaafa kapsamına girer. Zaten erkeğin dövme hakkı yok ki. Bazı konularda tartışmalar olabilir. Ama kocanın karısını eşşek sudan gelene kadar dövmeye hakkı yok. Adam, almış demiri eline kadını parçalayacak, o zaman kadın kendini koruma hakkına sahiptir her zaman. Sen erkek olarak dövüşmeyi göze alırsan kadına niye hak tanınmasın ki. Aslında ikisinin yaptığı da edepsizlik olur.�
Kadın kendini korumya hakkı vardır. Ama karşılık verdiği için kocasından daha fazla dayak yeme olasılığı olduğu gibi daha büyük sorunlara yol açabilir. Bunun içinde her kadının kocası dövüyor diye aynı şekilde karşılık vermesi gerekmemektedir bunuda ben söyleyeyim başka yollardan çözüme ulaşmayı denesinler. :s
Son Yorumlar